beşiktaş medyasının karamsarlık basma planıbeşiktaş medyasının en büyük problemi sürekli kriz atmosferiyle beslenmesi. takım 2 maç kazansa “şampiyonluk geliyor”, 2 maç kaybetse “kulüp battı, herkes gitsin” havası oluşturuluyor. sürekli kaos pompalandığı için camiada ne sabır kalıyor ne sağlıklı düşünce. bazı hesaplar etkileşim uğruna her gün yeni bir felaket senaryosu yazıyor. taraftar zaten gergin, bir de üstüne her transfer döneminde “yıldız geliyor”, “uçak takip”, “son dakika bomba” bağımlılığı yaratılıyor. sonra transfer olmayınca yine linç başlıyor. beşiktaş’ın gerçek anlamda yeniden yapılanmaya ihtiyacı varsa önce bu toksik günlük ruh halinden çıkması gerekiyor. çünkü sürekli karamsarlık basan medya ortamında ne teknik direktör rahat çalışabilir ne oyuncu mental olarak ayakta kalabilir. eleştiri tabii ki olacak ama bizde olay eleştiriden çıkıp gündelik felaket dizisine dönmüş durumda. kulüp bazen rakiplerinden çok kendi medyasıyla mücadele ediyor resmen. bknz: (solksjaer ilk geldiğinde saçlarınız beyazlar burada iması) en basit örneklerden..
beşiktaş’ın asıl sorunubeşiktaş’ın asıl sorunu bence teknik direktör ya da tek tek oyuncular değil, kulübün her sezon yeniden başlamak zorunda kalması. her yaz kadro değişiyor, her gelen hocaya farklı profil oyuncular alınıyor, birkaç kötü sonuçta panik havası başlıyor ve sezon bitmeden yeni yapılanma konuşuluyor. böyle bir ortamda ne sistem oluşur ne takım kimliği. başarılı kulüplere bakıyorsun, kötü sezon geçirseler bile ana plan değişmiyor. bizde ise 3 maç kazanılınca şampiyonluk, 3 maç kaybedilince komple kadro operasyonu konuşuluyor. beşiktaş’ın artık kısa vadeli heyecanlardan çıkıp uzun vadeli bir futbol aklı oluşturması gerekiyor. taraftarın da yönetimin de biraz sabır göstermesi şart. çünkü sürekli sil baştan yapan bir kulüp, her sene aslında en başa dönüyor. futbol artık sadece yıldız transfer ederek kazanılan bir oyun değil. organizasyon, planlama ve doğru yapı olmadan milyon eurolar da harcasan en fazla birkaç aylık umut satın alıyorsun. sonrası yine hayal kırıklığı.
beşiktaş'a tekrar fedabeşiktaş'ın yeniden bir “feda” dönemine ihtiyacı var ama bu kez mesele sadece maaş düşürmek ya da transfer yapmamak olmamalı. kulüp yıllardır kısa vadeli heyecanların peşinden gidiyor. bir yaz yıldız oyuncular geliyor, taraftar umutlanıyor, iki ay sonra takım dağılıyor, hoca değişiyor, tekrar sil baştan. böyle kulüp yönetilmez. beşiktaş’ın artık pahalı ama ruhsuz isimlerden çok karakterli, gelişime açık ve mücadele eden oyunculara ihtiyacı var. taraftar da aslında bunu özledi. insanlar sadece kupa değil, sahada savaşan bir takım görmek istiyor. çünkü beşiktaş’ın büyüklüğü zaten parasından değil duruşundan geliyor. eğer doğru teknik direktörle, sağlam scout sistemiyle ve sabırlı bir planlamayla iki üç sezon diş sıkılırsa bu kulüp tekrar ayağa kalkar. yoksa her sezon “bu sene şampiyonuz” gazıyla yapılan plansız transferler sadece borcu büyütür. futbolda bazen geri adım atmak çöküş değil, yeniden güç toplamak demektir. beşiktaş’ın da şu an tam olarak buna ihtiyacı var.