beşiktaş medyasının hiç bir hoca istemiyor hepsi reddediyor tarzı haberlerinin %90ının yalan olduğunu düşünüyorum. sanki belirli teknik direktörlere muhtacız fikrini oluşturmaya çalışıyorlar.
bence de ihtimali olabilir ancak su durumda ilhan palut veya abdullah avcı bile burun kivirabilir yani besiktasin dustugu durum o kadar kötü değil ancak dışarıdan çok da iç açıcı durmuyor durum. hele hele iyi bir baskanimiz yok ki cikip 1 sene sampiyonluk beklemeyin hocamiz 1 sene duracak desin biz de arkasinda duralim
taraftarın bu sene hedef şampiyonluk değil proje böyle plan bu yapılanma bu dediğinde mantıklı zeminde yerli/yabancı o kadar da tepki göstereceğini sanmıyorum. sergen yalçının bir yapılanma kuramayacağı ve sonunda da yarışamadığı için bu tepkiyi gördüğünü düşünüyorum
beşiktaş medyasının en büyük problemi sürekli kriz atmosferiyle beslenmesi. takım 2 maç kazansa “şampiyonluk geliyor”, 2 maç kaybetse “kulüp battı, herkes gitsin” havası oluşturuluyor. sürekli kaos pompalandığı için camiada ne sabır kalıyor ne sağlıklı düşünce. bazı hesaplar etkileşim uğruna her gün yeni bir felaket senaryosu yazıyor. taraftar zaten gergin, bir de üstüne her transfer döneminde “yıldız geliyor”, “uçak takip”, “son dakika bomba” bağımlılığı yaratılıyor. sonra transfer olmayınca yine linç başlıyor. beşiktaş’ın gerçek anlamda yeniden yapılanmaya ihtiyacı varsa önce bu toksik günlük ruh halinden çıkması gerekiyor. çünkü sürekli karamsarlık basan medya ortamında ne teknik direktör rahat çalışabilir ne oyuncu mental olarak ayakta kalabilir. eleştiri tabii ki olacak ama bizde olay eleştiriden çıkıp gündelik felaket dizisine dönmüş durumda. kulüp bazen rakiplerinden çok kendi medyasıyla mücadele ediyor resmen. bknz: (solksjaer ilk geldiğinde saçlarınız beyazlar burada iması) en basit örneklerden..