serdal adalı
beşiktaşımızın mecburi başkanı. kendisi ilk geldiği dönem sermaye arttımı ile çoğu kulüpten önce bankalar birliğinden çıkacağını vaad eden bunun için sermaye artışı yapıp sonrasında camianın büyükleri bana yardım etmedi diyerek borçları kapatamayn. bunun üstüne bu sermaye borçlar için o yüzden şuan satmayaqcağım demesine rağmen aradan kısa bir süre geçince satan ve hala seçim vaadi olmasına rağmen kulüpler birliğinden çıkamamışıtr. şuanki bahanesi ise 'paramız var ama kapatırsak başka yerlere borçlanırız daha çok zarar ederiz' diyerek yine taraftarı uyutmaktadır. bu sorunu da bi şekilde geçiştirebiliriz ancak karşımıza tekrar kendisinin yerine getirmediği seçim vaadi daha çıkıyor: kadro yapılanması. seçilmeden önce gayet ılımlı bir şekilde önümüzdeki senelere yatırım yapılacağını şampiyonluk yarışı verilmeyeceğini vaat ederek göreve gelen adalı ilk transfer sezonunu da takımın çokça ihtiyacı olmasına karşın eduard grafın transferleri elan ricardo ve kenny arroyu facialarıyla geçrimiştir. bunlara o gün için hiçbir itirazım yoktu (hatta bugüne kadar bu profilde transferlerle ilerlenseydi istikrarlı biçimde şuan çok daha başarılı olacağımıza eminim) ancak bu yapılanma sadece bir kış transfer szonu sürmüş kendisi van bronckorst ile galatasaraya karşı gösterişli süper kupa galibiyet alıncca hocaya başlangıçta yüklemediği bir misyonu, şampiyonluk yarışı vaadi vermiş ve basın toplantısında 'rakiplerimiz ne alıyorsa biz de aynısını alırız' demeciyle de taraftarın takımdan beklentisini yükseltimiştir. aynı yaz transfer szonunda muhabirlerden duyduğumuz 'başkan beşiktaşın kanat dersini çözecek' demecine karşın son haftada jota silva transeri, 'başkan forvetin kralını indirecek' demecine karşın forvet rotasyonu abraham ve hekimoğlu olacak şekilde sezona girmiştir. tabii ki bu kadar plansız bir yönetimle doğal olarak başarısız geçen bronkhorst ve ole dönemlerinden sonra bu kadar başarısızlığa rağmen hala istifa etmeyen adalı son kurşun olarak sergen yalçınla anlaşmış, onun istediği profide oyunculara beşiktaş tarihinde harcanmamış paralar harcamış nacak günün sonunda kaçınılmaz olarak başarısız olmuş ve sergen yalçınla da yollar ayrılmıştır. bunun üzerine önder özeni futbol direktörü olarak getirmiş ve sergen yalçının istifa kararının üstünden 25 gün geçmesine rağmen hala istenen hiçbir teknik direktörle anlaşmaya dahi yaklaşamamış ve kampa 1 aydan az vakit kalan takımı hocasız bırakmıştır. kendisinin kulübü bu kadar rahat yönetmesinin sebebi de güçlü bir muhalefet olmaması. bana sorarsanız da zaten aday olma ihtimali olan hiç kimseyi başkan olarak görmek istememem. bu sebepten adalıya mecbur kalıyoruz ve bu yapıda beşiktaştan başarı beklememek gerektiğini, artık heycanlanılacak günlerin uzaklaarda olduğu barizdir. belki bir gün güçlü bir muhalefet ile beşiktaş bu kabuk değişimini de atlatırsa beşiktaş çebiden bu güne süregelen 'enkaz' dan kurtulabilir. şuanda bu kadar rezillik aklıma geldi eminim biraz düşünsem bi bu kadar daha gelirdi.
0
|sefa_siz
29.05.2026 14:47