şimdi twitter’da gezerken yine bu gündeme denk geldim ve bunu gerçekten çok isteyen büyük bir kitle var.
satışı tamamlanan kulüpleri incelediğimizde bana göre 3 sonuç oluşabilir:
1- yapılan yatırım sayesinde gerçekten başarılı bir kulüp olabiliriz (manchester city - red bull örnekleri gibi). borçlar tamamen sıfırlanır, bankalar birliği saçmalığından kurtulunur. transferde parayı çarçur eden, menajerlerin oyununa gelen amatör yönetici devri biter. altyapı ve scout sistemi tamamen kurumsallaşır.
2- eğer sadece prestij ve güç gösterisi isteyen arap milyarderler kulübü alırsa sınırsız bir bütçe gelir (psg - newcastle örnekleri gibi). dünya yıldızları dolmabahçe'ye iner, kağıt üstünde rüya gibi kadrolar kurulur; ancak kulübün içi tamamen boşalır. başarı gelse bile bu başarı beşiktaş'ın değil, o parayı basan şeyhin veya iş adamının başarısı olur. kulüp bir kişinin oyuncağı haline gelir; yarın sıkılıp gittiğinde arkasında devasa bir enkaz bırakır.
3- sermaye eğer beşiktaş’ı "ana kulüp" olarak görmezse, burası avrupa'nın dev kulüplerine oyuncu parlatıp satan bir proje/pilot takımına dönüşebilir (strasbourg - göztepe örnekleri gibi). beşiktaş avrupa’da ve ligde başarı beklerken yeni sahipler, "bu sene üç genci parlatıp city'ye veya leipzig'e gönderdik, bütçeyi doğrulttuk," vizyonuyla hareket edebilir. bu da beşiktaş'ın büyüklük iddiasını zedeler.
bana göre eğer beşiktaş satılırsa, lig kalitesinden dolayı kulübü 2. ve 3. seçeneğe yakın bir gelecek bekler. o yüzden bana göre beşiktaş satılmamalıdır.
0
|alacrudele
02.06.2026 04:12